YEMEĞİN TARİHİ
• ANTİKÇAĞ
• ROMALILAR DÖNEMİ
• ORTAÇAĞ
• RÖNESANS VE RAFİNE MUTFAK
• YENİ GIDA MADDELERİ
• ÇATAL DEVRİMİ
• DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNİN MUTFAKLARI
Deniz Gürsoy, Yemek ve Yemekçiliğin Evrimi, İstanbul, Kasım 1995, Kurtiş Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti., yazarın onayı alınarak
kullanılmıştır.
DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNİN MUTFAKLARI
Avrupa'da "iyi yemek"e gösterilen ilginin bir akıma hatta bir tutkuya
dönüşmesi Rusya'yı da etkiledi. Çar Peter (1682-1725) gençliğini Paris'te güzel
sofralara aşina olarak geçirdikten sonra ülkesine dönerken usta Fransız aşçılarından
birkaçını yanına aldı ve Rusya'da Fransız mutfağından oldukça farklı bir mutfağın
gelişmesini sağladı. Bu fark ise, Rusya'nın av hayvanları, balık ve sebze çeşitliliğinden
kaynaklanıyordu. Ruslar Fransızlara göre daha iştahlı, daha içkiciydiler. Yemek
stillerinde bu fark kolaylıkla gözlemlenebiliyordu. Ancak kısa süre içinde yüksek
standartlı ve ulusal özellikler taşıyan bir Rus mutfağı çıktı meydana. Tabii
Ruslar da Fransızları Strogonoff, havyar, borç çorbası ve votka ile tanıştırarak
şükran borçlarını ödediler.
Aynı süreçte İtalyanlar da kendilerine özgü bir yemek sanatı geliştirdiler.
Marco Polo'nun (1254-1324) Uzakdoğu gezisinden İtalya'ya beraberinde getirdiği
Çinlilerin arasında aşçıların da bulunması, Venedik ve Floransa mutfaklarına
Çin yemek kültürünün girmesini sağladı. Bu etki özellikle Kuzey İtalya mutfağını
bir hayli zenginleştirdi. Böylelikle Medicilerin rafine yemek anlayışı bu etkilerle
daha da gelişti. Ama İtalya o dönemde birçok bağımsız dükalık ve politik birimlerden
oluştuğu için ulusal bir mutfağın gelişmesi epeyce bir zaman aldı. Daha sonra
gelişen ve ana unsuru makarnadan oluşan İtalyan mutfağı bugün dünyanın en iyi
mutfakları arasında kabul ediliyor.
Her mutfak kendi yöresinin ürünlerini temel aldığından, İtalyan mutfağı da
bu açıdan farklı değildi; yöresel yemekler bu mutfağı da oldukça etkilemişti.
İtalya, ince uzun bir yarımada olduğu için deniz ürünleri bakımından da çok
zengindi. Bu nedenle etten daha çok deniz ürünleri öne çıkmıştı bu mutfakta.
Ayrıca zeytin ağaçları ve üzüm bağlarının bolluğu zeytinyağlı yemek ve şarap
tüketimini yaygınlaştırmıştı.
Güney İtalya'da ise domates sosları ve domatesli yemekler (özellikle makarna)
gözdeydi ve halen de böyledir. Bu mutfakta daha fazla meyve ve özellikle de
turunçgiller kullanılır. Her iki yöre yemeklerinde sarımsak kullanılıyorsa da
Kuzey İtalya'da biraz daha kısıtlıdır tüketimi.
Bir başka farklılık ise ette görülür. Kuzey İtalya mutfaklarında dana eti,
Güney İtalya'da ise keçi eti daha yaygındır.
Rönesans Avrupasında Polonya gibi küçük ülkeler de kendilerine özgü rafine
yemekler ürettiler. Özellikle Fransızlardan etkilenen Polonya mutfağı Kral Stanislaus'un
ve saray ileri gelenlerinin iyi yemeğe olan düşkünlükleri nedeniyle büyük bir
gelişim gösterdi.
Tüm bu ülkelerde rafine yemek anlayışı, sofra sanatı ve gastronomi, doğal olarak
saraydan başlayarak yaygınlaştı. Bu önemli gelişme, günümüz modern yemek hizmeti
endüstrisinin temel taşlarını oluşturdu kuşkusuz.