RESTORANIN TARİHİ

• RESTORANLARIN KURULMASI
• CAREME
• KLASİK MUTFAK
• ESCOFFIER
• SANAYİ DEVRİMİ
• LOKOMOTİF DEVRİMİ VE OTOMOBİL
• BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE SONRASI
• İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE SONRASI
• MODERN MUTFAK VE YEMEK KÜLTÜRÜ

Deniz Gürsoy, Yemek ve Yemekçiliğin Evrimi, İstanbul, Kasım 1995, Kurtiş Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti., yazarın onayı alınarak kullanılmıştır.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE SONRASI

İkinci Dünya Savaşı'nın toplumsal etkileri, ilk savaşın etkisinden daha da ağır olmuştu. Silahların, bombaların tahrip gücü Birinci Dünya Savaşı'yla kıyaslanamayacak kadar artmıştı. Sanayi felce uğramıştı. Gıda maddeleri ise karneyle bile bulunamıyordu.

Bu ortam lüks otel ve restoranları da olumsuz bir şekilde etkiledi elbette. Bu otel ve restoranların hemen hepsi ya kapandı ya da kapanmanın eşiğine geldi. Öte yandan toplu yemek hizmetine ihtiyaç giderek arttı.

Toplu yemek hizmet sektörünün İkinci Dünya Savaşı ve savaşı izleyen yıllardaki gelişimi çok farklı oldu. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra toplu yemek hizmetleri önemini yitirmişti. Ama İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra İngiltere'de, seçimleri İşçi Partisi'nin kazanması ve bu partinin sosyal refah devleti anlayışını benimsemesi, toplu yemek hizmetleri sektörünün hızla gelişmesine neden oldu. Fabrikaların yanı sıra hastaneler ve okullarda da toplu yemek hizmetinin verilmesi şart koşuldu. 1945 yılında fabrikalarda toplu yemek hizmeti veren işletme sayısı 25 bine ulaşmıştı. Bateman's, Sutcliffe's ve Midland gibi günümüzün büyük yemek firmalarının doğuşu da yine bu yıllara rastlıyor.

İşyerlerinde yemek hizmetlerine başlanması kitlelerin "evin dışında yemek yeme" deneyimi kazanmalarına yol açtı. Öte yandan toplumsal yaşamdaki değişiklikler sonucu 1950-1960 yılları arasında zenginler ile fakirler arasındaki uçurum azalmaya başladı. Ayrıca haftalık çalışma saatlerinin azaltılmasıyla birlikte insanlar dinlenmeye, eğlenmeye ve tatile daha fazla zaman ayırabildiler. Yine kitle turizmi yolu ile ucuzlayan yurtdışı turlarına çalışan kesimin katılımının sağlanması, bu kitlelerin hayat görüşlerinin zenginleşmesini sağladı.

Bu ve benzeri gelişmeler sonunda alım gücü artan insanlar 1939 yılı öncesine göre daha fazla süt, kahve, yumurta, tavuk, sebze ve meyve tüketmeye başladılar. Hiç kuşkusuz, her İngiliz ailenin lüks lokantalardan birine gidip, alacart mönü hesabını ödeyecek güçte olduğu anlamına gelmiyordu yine de bu.

İşte tam bu dönemde Frank Berni, daha basit mönüler sunan Steak House'lar dönemini başlattı. Bu işletmeler, barlar ile popüler yemekler sunan restoranlar arasındaki boşluğu doldurdu.

Popüler restoranların tutunabilmelerinin tek yolu, kendilerini toplumun nabzına göre sürekli yenilemeleriydi. Bu değişim 1930'ların süt barlarından Kardomah Cafe'ye, Golden Eggs'e, Whimpy ve Espresso Shop'a, oradan da bugünün fast food'larına kadar sürdü. Bu arada etnik restoranlar Avrupa Topluluğu'na katılmanın kazandırdığı çok seslilik doğrultusunda gelişmeye devam ettiler.

Görüldüğü gibi, 1950-1990 yılları arasındaki 40 yılık dönemde yemek hizmetleri endüstrisinin değişim ve gelişimi her anlamda çok hızlı oluyordu.